8 Mayıs 2017 Pazartesi

Eller günahkar.

Geride bırakılan seslerin ardından efor sarfediyorum.


Günün ardından gelen dostlarımla sohbet ediyorum.
Her zerreme kadar titriyorum.
Sıtmalanıyorum.
Zerk ediyorum kendime. Ne varsa bana dair.
Kendime saygısızlık ediyorum.
Kendime küfrediyorum.
Bekletiyorum cümlelerimi.
Büyüsünler diye.
Acele ettikçe öldürüyorum kelimelerimi.

Usul usul boğuluyorum.
Ses çıkarmıyorum çok şükür.

Hakkını doldurdu kelimeler.
İsmimle hitap ediyorum kendime.

Limon yiyerek kaçıyorum isteklerimden.

La ilahe illallah.
La ilahe illallah.

Arabesk rap'e sardım iyice.

Aydınlıklara koşsana evlat.
Aydınlıklara koşsana evlat.

La sakin olsana.
Reklam müziklerini getir hafızana.
Çizgi filmleri getir.
"Tarçının arkadaşları Gülçin, Nurçin ve Yalçını ister misin tanımayı Kakuleyi, Tarçını."
Uykumda sabaha kadar Tarçın görürüm artık.

Sesi daha çok açar mısınız acaba?
Ne demek. Yeter ki isteyin.
Inside out.

"I'm a Barbie girl in the Barbie world.
Life is plastic. It's fantastic."

Silemiyorum kafamdan.

"Who live in a pineapple under the sea.
Spongebob squarepants."

Abi muhteşem değiller mi?
Senin kadar değiller.

Her zaman kendi fikrimi de alırım.
Almamam gerek.
Biliyorum.
Bilmiyorum.
Biliyor.
Bilmiyor.

Senin fikrini de almam gerek bu konuda.
Sesimi duymam gereken konular var.

Has anything you've done made your life better? -American History X
 Benim kadar muhteşem gözlerim olmadı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder