21 Mayıs 2017 Pazar

abi bizim hikayemiz yok

saat 4.40
yarın fenerin basket maçı var.
fenerli değilim
ama Türkiyedeki belediyelerin yanına bir tane de Afrikada ekran açacağız
geçen seneki maç efsaneydi
kahve havaya uçacaktı stresten
havalara uçacaktık sevinçten


anyway...

yaşıtlarım mezun olacak neredeyse
bu pek de umrumda olan bir şey değil
yarın bi gün evladım olursa ve benim de imkanım olursa
üniversiteye kaydını yaptırıp dondursun okulu
2 sene kendini tanısın
dağa taşa vursun kendini
insanları tanısın
kültürleri tanısın
dil öğrensin
bir dil daha öğrensin
peruya gitsin
bi de afrikaya gitsin
arap coğrafyasını görsün
büyüsün lan
harbiden büyüsün
sonrasında kendi karar verebilir zaten ne yapması gerektiğine

aslında kafamda kurduğum cümleler de bunlar değildi

takıntılarımdan vazgeçtim artık
bildiğin
salak salak takıntılarım var idi
onların hepsini bir kenara bırakıp hayatıma ben olarak devam etmek istiyorum
saçma sapan özentilikler falan
isteyen deli der, isteyen akıllı
yok yere kendi kendimi yoruyorum

bu sene aslına bakarsak bir yandan faydalı oldu
kitap okuma alışkanlığımı yılllaaar sonra tekrar kazandım
film izlemeye başladım tekrardan
film önerilerinizi alırım
neyi sevip neyi sevmediğimi tekrardan öğrenmeyi denedim
her ne kadar alerjim olsa da mantar yedim
brokoli yedim
hala ikisini de sevmiyormuşum
balık yedim
efsane balık restorantı buldum
ama katiyyen snaplerini atmadım
şöförlüğümü geliştirdim
manyak gibi makas atarak ilerlemiyorum trafikte
trafikte insanlarla tartışmamayı öğrendim
köşe başında ölü bulunmak istemiyorum
kıtanın en tehlikeli yerine gittim

insanların tenekeden evlerine girdim
o evleri nasıl yaptıklarına şahit oldum
o evlerde (ev dersek) nasıl yaşadıklarına şahit oldum
bir odada bilmem kaç aile nasıl kaldıklarını gördüm
çocuk sevmeyen ben
kucağıma o çocukları aldım
o insanların "beyaz adam" korkularını anladım.
beyaz adamdan neden korkulması gerektiğini anladım
beyaz dendiği zaman
no I am just İhsan dedim
kıt ingilizcemle derdimi anlatmaya çalıştım
yardımlaştım
yardım ettim
kayboldum
çamaşır yıkamak için 50 evin beraber kullandığı çamaşır yıkama yerini gördüm
50 ev demek 200 aile demek neredeyse
ev dediğime bakma
gerçekten küçük
"anne odam çok küçük" diye ağlayacağım kadar küçük belki de
dilenciye para verirken
do me a favor
dont give this money to drug shit
ama gitti drug aldı o parayla

korktum
cidden korktum
yeah this is the house dediler kapımın önünde
kapıya çıkmaya korktum

korkudan geriye adım atamadım yeri geldi
korkudan bastım gaza gittim
patlak lastikle yol gittim

o kadar bok yedik de.
bu insanlara yardım edemedik
1 2 10 100 1000
yardıma giderken de soyuyorlar
nabıcaz
her ışıkta biri
give me your phone.
hani an gelir elin ayağın tutmaz
ne yapacağını bilemezsin
içgüdüsel bi şekilde AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
dersin
o kaçar
sen de kaçarsın
tam tersi yönlere

teselli etmek de zor
hacı ben nabıcam şimdi
ne dicem
zaten o kadar borç harç içindeyiz
kaza yapan arkadaşın ailesini arayamaması

allak bullak olduk
kaç sene oldu saymıyorum bile



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder