23 Nisan 2017 Pazar

Duydum ki unutmuşsun UEFA kupamızın rengini

Tellerle aramda bilmem kaç voltaj varken daha hızlı düşünüyorum.

Yürüdüğüm yollarda edilen yeminlerin cezaları 3 gün oruç oldu. Tamamlasınlar.
Kardeşimle biten cümleler aynı yerinde kaldı.

Kilitledim bütün kapıları. Timsah almayı düşündüm aslında bir tane ama gerek olmadığına karar kıldık.

Çikolata almak için indiğim benzinlikte ciğerimi mentol aromasıyla dolduruyorum. 

Evimi barkımı göremediğimden oluyor bunlar hep. Ev derken, Tahanın evi. (Tışık) Yemekten sonra yaktığım sigaramla karşımdaki beyaz atlı prens temalı tabak altlığını selamlıyorum. Kız kulesi temalı durmuş saat zaten hayattan elini ayağını çekmiş ne bok yerseniz yeyin diyor. 

"Kapat lan şu balkonu donuyoruz." 

Balkonda oturup Fikir mafyasından sigara otlanıyorum, beynimi yıkıyor sabaha kadar. Şiirler, yazılar, kalemler, kitaplar havada uçuşuyor. Her cümlemin sonu "ANASINI SATAYIM" Sonra o kafayla kalk okula git derse gir. SONRA İHSAN NEDEN MÜZMİN HAZIRLIK. 

...hani bendim yedi renk, hadi tende can idim, hani bendim yedi renk, hani tende can idim...

...demek ki senin için aşk değil yalan idiiiiimmmmm...

Bitmez tükenmez bir Mercan Dede ve Zebaniler sevgisi var içimde. Tutamıyorum kendimi ota boka Mercan Dede'yi katıyorum. Sanki bana şefaatçi olacak pezevenk.

...ŞEREFTİR SENİ SEVMEK SENLE AĞLAYIP GÜLMEK, GALATASARAY SEVGİİİSİİİ...

"Üzerimi örtün."

Aslında şu vakte kadar yazdıklarım baştan sona full of shit. Ama hala yüzsüzce, arsızca yazmaya devam ediyorum. Nedeni yok. İşimiz gücümüz de var aslında ama işte ayların birikmişliğinden sonra insanın saçmalayacağı bir ortam, kişi, platform her neyse ondan gerekiyor. Aramda da yanında en rahat saçmaladığım. Hatta bokunu çıkardığım adamlarla 14 saat falan olunca. 1 sene birikiyor kusura bakmayın.

"Kimdeydi bu hafta Pringles sırası?"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder