26 Mart 2015 Perşembe

Kırık Masa

Gecesini yine kırık masasının sallanmasını izlemekle geçiriyordu. Biranın köpükleri Arjantin bardağının yanından akmış, kırık masasında parlıyordu.
Altmış lira civarı para verdiği rakısına bakarken sabah karşılaştığı dilenci çocuk geldi aklına. Sahildeydi yine. Bir çay bahçesinde. Her zamanki gibi adisyonda tek bir çizik vardı. Sade sodaya atılmış. Tam o sırada gelmişti buğday tenli, yeşil gözlü on yaşlarında bir erkek çocuğu. “Abi bir lira verir misin? Simit alacağım” demişti. Her zamanki dilencilerden sandı, parayı başkasına götüreceğini. Ama yine de verdi istediğini. Beş dakika sonra aynı çocuk elinde bir şişe su diğerinde bir paket tuzlu çubuk ile önünden geçiyordu.Yanına çağırdı, aç olup olmadığını sordu ve çocuğa en büyüğünden bir karışık tost söyledi. Biraz sohbet ettiler. O çocuğun ileride büyük bir adam olacağı gözlerinden belliydi sanki. Sonra Tekirdağ şişesinden aldı gözlerini ve Arjantin bardağına çevirdi. Keşke bunların tüm parasını ona verseydim.
Sabah olduğunda -aslında akşamüstü- masasının üzerindeki her şeyi attı. Bir çay yaptı kendine. Kırık olsa da seviyordu bu masayı. Tüm aşklarını o masada yakmış, tüm hikayelerini o masada kurgulamış, tüm rakı şişelerini onda kırmıştı. Rüyalarında masasının başında kanun çalarken görürdü kendini. Evindeki kitaplığı seyrederken hep kanun dinlerdi. Acıtırdı onu. Yazdığı yazıyı bile etkilerdi.
Hiç sevmediği melodide olan kapı zili çaldı. Yine mi seçim var bu lanet ülkede diye düşündü. Kapıyı açtığında karşısında kıvırcık saçlı, uzun bir kız gülümsemesiyle karşıladı onu. “Yine unuttun değil mi?” dedi, gülerek. “Neyi?” derken kafasını şiddetle kaşıyordu. “Bu akşam sen de yemek yiyecektik. İki gün önce anlaşmıştık.” Durup düşündü. Akşam olmuş muydu sahiden? Şu an ne yemek yemeye ne yemek sonrası şaraba ne de sonrasındaki sahte sevişmeye ihtiyacı vardı. Ama git diyemezdi. “Rakı, balık?” diye sordu kıza. “Sen ne istiyorsan.” diyerek gülümsedi ve paltosunu çıkarıp astı. Dondurucudan balıkları çıkarıp temizledi günlük şeylerden konuşurken. Yemekten sonra kız yaklaşıp dudaklarına ıslak bir öpücük kondurdu ve kızı durdurdu. Dizlerine yattı. Bu gece. Yalnızca, beni sev.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder